11 Eyl 2013

Okuyorum: Sisteki Yakut

Hemen hemen yarısına geldiğim Sisteki Yakut ünlü yazar Philip Pullman'ın yazdığı Sally Lockhart Macerası Serisinin ilk kitabı. Seri dört kitaptan oluşuyor. Kitap, yazarın diğer bir serisi olan ve oldukça popüler olan Altın Pusula Serisini ile aynı dönem de geçiyor. İki kitabın oldukça ortak noktası bulunuyor. Okuduğum yere kadar ortalarda ilerleyen kitabın geri kalan kısmında bir atak bekliyorum.

Kitabın yorumunu ilerleyen günlerde blogta okuyabilirsiniz.

9 Eyl 2013

Kitap Yorumu: Nefes - Sarah Crossan


Oksijenin olmadığı bir Dünya düşünebilir misin?

Nefes, oksijenin insan kaynaklı nedenlerden dolayı azalması bunun sonucunda insanların Koza adı verilen şehirlerde yaşamlarını sürdürdükleri bir dönemde geçiyor. Bu şehirlerde yaşamak kolay iş değil. Oksijen içtiğimiz su gibi paralı hale gelmiş. Yani yaşamak için para ödemeniz gerekiyor. Ayrıca bu şehirlerde sınıf ayrımı da oldukça sert bir şekilde yapılmış.Toplum Asıl adı verilen zenginlerden ve Yedek adı verilen iki sınıftan oluşuyor. Asıllar hiç bir zaman oksijen konusunda endişeye kapılmamışken Yedekler bu konuda ter dökmek zorunda kalıyorlar. Birde direnişçiler var. Koza'nın üstü bir nevi fanus ile çevrili. Yani oluşturdukları oksijen içeride kalıyor. Fanusun dışında ise oksijen seviyesi yüzde 6 oranında, bu alışılmışın altında bir oran. Yani insanlar kozadaki ortama bir nevi muhtaç. 


Kitabı üç karakter ayrı ayrı anlatıyor. Hepsi ayrı özelliklere sahip kişiler. Bea, Alina ve Quinn. Bu özelliğin en iyi yanı bir karakterden sıkıldıysanız diğer karakterlerin durumu idare etmeleri. Ben okurken böyle bir sorunla karşılaşmadım. Üç karakter de kitaba ayrı tat kattı. Quinn'nin bölümleri bizi yer yer güldürebiliyor. Alina maceraperest ruhu ile kitaptan heyecanlanmamızı sağlıyor. Bea, doğru olanı yapma konusunda çok titiz ki bu özelliği onu favori karakterler listeme ekledi. Karakterleri sevmemi sağlayan bir diğer özellik ise hepsinin belli sorunları olması. Bu onlara acımama neden oldu. Girdikleri bu macerada sorunlarını görmeleri ve çözümlerini düşünmeleri oldukça etkileyiciydi.
''Kendini koyuvermiş, durmaksızın ağlıyordu ve elinde hala bana uzatmakta olduğu hava tankı ile soluk ışıkta o kadar insani, o kadar güzel ve kırılgan görünüyordu ki ona acımamak için canavar olmak lazımdı.''
 -Bea 
Her canlının yaşama hakkı olduğunu düşünüyorsanız bu kitapta sizleri sevindirecek bir çok mesaj var. Ayrıca kitapta geçmiş olarak bahsedilen ancak bizim şuanımız içinde bir çok mesaj veriyor. Cinsiyet ayrımı bunlardan biri. Günümüzdeki deniz, hava kirliliklerinin ve diğer bir çok sanayinin getirdiği olumsuzlukların bizler için ileride nasıl problemler olabileceğine de ışık tutan bir kitap. 

Kitabın Türkçe edisyon kapağı yerine yurt dışı kapak tasarımını kullanmalarını tercih ederdim. Hem kurguya hem de kitabın anlatım tarzına oldukça uygun bir kapaktı. 

Bir oturuşta okunabilecek akıcılığa sahip. Distopya, heyecan, dram, isyanın bir nevi birleştirilmiş hali. Nefes, okumanızı tavsiye ettiğim en tüyler ürpertici distopyalardan biri.

6 Eyl 2013

Kitap Yorumu: Günahkar Doğan - Jessica Spotswood



Kitap cadıların öldürüldüğü ya da hapishanelere gönderildiği bir zamanda geçiyor. Cate ve kardeşleri birer cadı. Topluma normal gözükmeye çalışan bu üç kardeş sihirli güçlerini kontrol etmekte biraz zorlanıyorlar. Cate kardeşlerinin ve kendisinin yakalanmasından oldukça endişeli. Bu endişe kardeşleri ile sorunlar yaşamasına neden oluyor.

Toplum, çok sert bir şekilde olmasa da, sosyal sınıflara ayrılmış durumda. Kadınlar geri plana itilmiş. Çok fazla eğitim almalarına izin verilmiyor. Kadınlar babalarına veya eşlerine hizmet etmek için yaşıyorlar.
''...Tutukladıkları kişi ben olmalıydım, o değil. Oysa ben olmadığım için Tanrı'ya şükrediyordum. Peki, bu beni nasıl bir insan yapıyordu?''
Cate annesinin ölümünden sonra evin hanımı olmuş. Kardeşleri ile ilgilenmek zorunda kalıyor. Bu ilgi özel bir ilgi. Nedeni ise kardeşlerin cadılık ile ilgili bilgilere aç olmaları. Sürekli büyülerini denemek istemeleri Cate' e zor anlar yaşatıyor. Cate kardeşleri ve cadılık sorunları dışında aşk hayatında da yaşadığı sıkıntıları onu zor durumlarda ve ani kararlar vermek zorunda bırakıyor.

Cate sorunları kafasına takıyor ancak okuyacağımız bir sonraki paragrafta bu sorunu kendi içinde çözüyor. Bu karakterin rahatlama yolu mu yoksa yazarın yaratıcılık sorunlarımı bilemiyoruz.  Yazarın kendini tekrarlayan başka bir kısmı ise heyecan ve şok yaratmak için aynı taktiği kullanması oldu. Eğer kitapta bir kaç karakter ile karşılaşsaydık onlar da cadı diyebilirdim.

Kitapta dönen kehanet kitaba oldukça heyecan katıyor. Kitapta okuduğumuz mezarlık sahnesinin daha etkileyici olmasını dilerdim. Günahkar Doğan bizlere eşsiz bir tat yaşatmıyor. Ancak okurken keyif verebilecek bir kitap.

3 Eyl 2013

Kapakları Yeter: Black City Serisi

Pek fazla popüler bir seri olmasa da Black City serisinin kapakları bence çok hoş. Kapakların küçük ayrıntıları birbiri ile uyumlarını oluşturuyor.Bu da serinin kapaklarına ayrı bir hava katıyor. Ancak kapaktaki yazı şekli daha iyi olabilirmiş.

2 Eyl 2013

Türkçe Edisyonu Yolda: The Maze Runner


Bazı kitapların ülkemizde çıkması için film uyarlamalarının yapılması gerekiyor. The Maze Runner yurt dışında oldukça popüler bir distopya serini ilk kitabı. 2014 yılında filmi vizyona girecek. Ülkemizde kitabı Pegasus Yayınları etiketiyle okuyacağız. Kesin tarih olmamakla birlikte kitap Ekim veya Kasım ayında raflarda olabilir.

31 Ağu 2013

Hikaye Yarışmasında ''Sihirli Kitap'ın Birincisi''

Vampirellanın Güncesi ile başlattığımız hikaye yarışmasında Sihirli Kitap'ın birincisi de belli oldu. 
Birinciyi seçmek beni sandığımdan daha fazla zorladı. Başta amatör ve daha çok başka kurgulardan beslenen hikayeler okuyacağımı düşündüm. Ancak karşıma gelen hikayeler beni şaşırttı ve 5000 kelime sınırını koyduğumuz için kendime kızmama neden oldu. Bunun için yarışmaya katılan herkese teşekkür etmek istiyorum.

Sihirli Kitap'ın birincisi Zafer adlı hikayesi ile Tolga Aydın oldu.

Zafer adlı hikaye mesajlar içeren ve yazarın hayal gücüyle şekillenmiş akıcı bir hikayeydi. Tolga Aydın'nı tebrik ediyorum. Göndereceğim kitabı söylemiyorum ancak Sihirli Kitap kendisini etkileyen bu hikayeye iki kitap gönderme kararı aldı. Çifte süpriz!

Vampirella gibi bende kendi gözlemlerimle benim birincim olmayı kıl payı kaçıran hikayeleri sizlerle paylaşıyorum.
  • Lanetin Bedeli - Bersu Ansen
  • Gri Zafer - Oya Zincir
  • Alevler - Kübra Kaban
Vampirella'nın birincisini öğrenmek için buraya.
Yarışma hakkında daha fazlası için buraya.

Eylül 2013'te Çıkacak Kitaplar

Eylül ayında yurt dışında ve ülkemizde çıkacak kitaplara göz atalım. 

Yabancı olmadığımız Ilsa J. Bick ve Stephen King'in serilerinin devam kitapları bu ay çıkacak.Stephen King'in çıkacak olan kitabı serisinin ikinci kitabı. İlk kitap ile arasında 36 yıl olması biraz şaşırtıcı.


Ülkemizde kitaplarını gördüğümüz yazarlardan olan Kiersten White ve Jodi Meadows'un da yeni kitapları Eylül ayında raflarda. Paranormal Serisi ile tanıdığımız Kiersten White'ın yeni kitabı mitolojik özellikler taşıyor. Serisinin ikinci kitabı ile son kitabı arasında yer alan Phoenix Overture ara kitap olarak Eylül'de çıkacak



Merak uyandırıcı kapaklara sahip olan bu üç distopya kitabı da Eylül ayında raflardaki yerini alıyor. All Our Yesterdays serisinin ilk kitabı iken, Once We Were serisinin ikinci kitabı. Diğer kitap Not A Drop To Drink ise seri olup olmadığı belli değil.

Ülkemizde çıkacak kitaplara göz atarsak.

Üç popüler kitap Eylül ayında dilimize kazandırılıyor. Kayıp Prens genç- yetişkin özellikler taşıyan bir kitap. Gece Nöbeti Rusya da oldukça popüler bir kitap. Köpek ve Yıldızlar ise popüler bir Distopya kitabı.

30 Ağu 2013

Kitap Yorumu: Altın Pusula - Philip Pullman


Fantastik kurguda diğer eserlerden bir adım önde duran Altın Pusula okurken eğlenebileceğiniz bir kitap.

Lyra on iki yaşında, didişken, meraklı ve son derece zeki bir kız. Merakı ona uzun bir serüven yaşatacak. Kilisenin etkin olduğu bir çağda  yaşaya Lyra girmemesi gereken bir odaya girip, herkesin ağzında olan, toz hakkında çok bir çok bilgi öğrenir. Öğrendiklerini daha sindiremeden Lyra en yakın arkadaşı Roger'in kaçırıldığını öğrenir. Ardı arkası kesilmeyen olayların içinde kalan Lyra'nın bilmeden yaptığı, ne olduğunu anlamadığı davranışlar kaderi belirleyecek.

Oluşturulmuş dünya kafamı karıştırsa da okumak son derece eğlenceliydi. Kafamı karıştıran en önemli etken belli karakterlerin amaçlarını anlayamam. Bir çok karakterin amaçlarını kitapta öğreniyoruz. Ancak bunu niye ya da iyilik için mi yoksa kötülük için mi bilemiyoruz. Belki de yazarın amacı da bizi bu duruma düşürmektir.
Ana karakterimiz Lyra ve İorek zıt ama iyi anlaşan karakterler olması hoştu. Lyra çocuktu. Biraz yaramaz, meraklı ve sabırsızdı. İorek ise bir ayıydı. oturaklı ve sabırlıydı. Ancak bu kişilik farkları onların iyi bir ekip olmalarına engel olmadı. Kitapta okumayı en çok sevdiğim bölümler Lyra ve İorek'in bölümleriydi

''... Usta bir yalancı olmak, güçlü bir muhayyileye sahip olduğunuz anlamına gelmez. Çoğu sıkı yalancının hiç hayal gücü yoktur, yalanlarına öylesine gözleri fal taşı gibi açtıran bir inanılırlık veren de budur zaten.''

Kitapta bizi şaşırtan en büyük özellikler ise Cinler. Alışılmışlığından biraz faklı olan bu Cinler her insanın sahip olduğu bir tür şekil değiştirici. Bir çok hayvan şeklini alabiliyorlar. Şekil değiştiren hayvan olarak tanımlayabiliriz. Ancak hayvandan daha zekiler. Hem insan hem de cin birbirlerine çok sıkı bir şekilde bağlılar.

Ayılar. Kitaplarda hayvanların ön planda olmasını seven okurlardanım. Bu yüzden ayılar beni etkiledi. Biraz vahşi de olsalar kendilerine has yaşamları var.

Kitap bir çok özgün karaktere de sahip. Karakterimiz çocukta olsa çevresindekiler yetişkin. 300 yaşındaki Serafine Pekkala bir cadı. Bir Cadı klanını kraliçesi. Alışılmış cadı özelliklerinin dışında ancak asilliği ve bilgeliği sayesinde sevilen bir karakter. Ayrıca geçmişteki aşkı da bizi etkileyen özelliklerinden.  John Faa'nın otoritesi ve gururlu hareketleri onu da sevmemi sağladı.

Çevirisi gerçekten kaliteliydi. İthaki Yayınları'nın bu konudaki titizliği alkışlanacak cinsten. Böyle kaliteli bir kitabın çevirisini Sevin Okyay'a vererek harika bir iş çıkarmışlar.

Kilise bakısı kadınların geri planda kalması gibi dönemin bazı olumsuzluklarına da ışık tutan kitabın sonu yeni bir maceranın habercisi oldu. Alışılmışlığın dışına çıkan kitap favorilerim listesinde kendine yer buldu.

26 Ağu 2013

Türkçe Edisyonu Yolda: Reboot - Amy Tintera

Haber ilk defa Optik'in Kitap Blogu'nda!

Yeni bir kitap dilimize kazandırılıyor. Son zamanlarda dikkatimi çeken bir kitap olan Reboot'u küçük bir araştırma sonucu yayın haklarını ülkemizde satıldığını öğrendim. Zombileri barındıran ve bir distopya kitabı olan Reboot, Pegasus Yayınları etiketiyle çıkacak. 

25 Ağu 2013

Kapakları Yeter: Göz Detaylı Kapaklar

İşte kapaklarında gözlere yer vermiş bir kaç kitap.
Eden ve Shatter Me kapağında sadece gözü kullanmış kitaplardan. Özellikle Shatter Me yurt dışında oldukça popüler.

13 To life ve The Sea of Monsters kitaplarında göz arka planda kullanılmış.

Kapaklarında yüz gördüğümüz bazı kitaplarda gözler dikkat çekilecek bir noktaya taşınmış.