Kitap Yorumları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitap Yorumları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Nis 2019

Kitap Yorumu: En Mavi Göz - Toni Morrison


Toni Morrison ile ikinci karşılaşmamız. Diğeri Merhamet kitabıydı. İki kitapta  çok fazla ortak özellikler olsa da buna derinlemesine girmeyi düşünmüyorum. Çünkü yazar Siyahilerin yaşam tarzı ve geçmişleri, aile hayatı, çocukluk gibi kavramların üzerinde durduğu için kitapları da ortak temaları içeriyor.

En Mavi Göz kitabında Pecola adlı kız çocuğunun hayatını ve bu hayata nasıl gelindiğini, Pecola'nın acılarını, toplum tarafından kendisinin dışlanışı, aile sorunlarına ve en sonunda kendi tedavi yoluna kavuşmasını okuyoruz.

Yazarın toplumsal konuları ele alış şeklini sevdim. Böyle ahlaki ders verir gibi olmaması güzel. Size yanlışa maruz kalan insanların yaşadıklarını anlatıyor ve eğer empati kurabilecek durumdaysanız, sizi derinlemesine etkiliyor. Kötülük kötülüğü doğurduğunu ve birkaç kuşak öncesinde yaşananların dalga dalga şu an yaşananlara etki etmesini bize gösteriyor. Domino taşlarının yıkılması gibi ve insanların karakterlerinin şekillenmesinde yaşananların ne kadar önemli olduğunu da yazar kurgusunda geçmişe giderek bize aktarıyor.

7 Ara 2017

Kitap Yorumu: Enigma - Antoni Casas Ros


Bazen normal olandan sıkılır ve farklılık ararsınız ama öyle fantastik veya bilim kurgu değil. Karakterlerin farklı olduğu, onların düşüncelerinin farklı olduğu. Asla tanıyamayacağınız veya asla olamayacağınız o gerçek fantastik kişileri okumak istersiniz. Enigma'yı okumak istersiniz.

Ne okuyacağımı bilmeden, fuarda çalışanlardan birinin önerisiyle bir anda satın aldığım kitaptır Enigma. İyi bir satışla bana kitlenen bu kitabı seveceğimden emin olamasam da aldım. 

5 Ara 2017

Kitap Yorumu: Yem - Deniz Erbulak

Derindekiler serisinin ikinci kitabı olan Yem'e, ilk kitabın hemen arkasından okumasam da, arayı çok fazla soğutmadan başladım. Devam kitabı deriz ya hani, aynen öyle. Tam bir devam kitabı çünkü ilk kitabı bıraktığımız yerden ikinci kitapla devam ediyoruz. Bu yüzden seriye başlayacak olanlara üç kitabı da birlikte almayı şiddetle öneriyorum. Çünkü ilk kitaba geri dönüşler çok fazla yok. Araya mesafe koyduğumuzda karakterler ve olaylar silinebilir. 

İkinci kitap 200 sayfalık kısa bir kitap. Aksiyon kitabı olarak ifade edersem yanlış olmayacaktır. Hemen kendimizi yeni bir maceraya hazırlanırken buluyoruz ve ardından aksiyonun ortasında. İlk kitabı yorumlarken yazarın kurguyu derinleştirmek için bilimi ele aldığını söylemiştim. Yem'de bilimi daha yoğun hissettiğimi belirtmeliyim ve son kitapta daha fazla olması gerektiğini düşünüyorum. Umarım öyledir. 

29 Kas 2017

Kitap Yorumu: Şüphe - Deniz Erbulak


Çeşme'nin güzel plajlarında geçen karanlık bir öykü okumak ister misiniz? Deniz Erbulak Derindekiler Serisi'nin ilk kitabı Şüphe ile bize bunu sunuyor. Denizde yaşayan canavarların ötesinde, bilimi arkasına alan ve bunun üzerinden kurguyu derinleştiren yazar, gençlerin zevkle okuyacağı bir kitap ortaya çıkarmış.

Çeşme'ye öğrenci olarak giden Belgin'in yaşadığı tuhaf olayın ardından gelişen kurgu, üniversite gençliğinin hayatını anlatmasıyla başlıyor. Yeni gelen  üniversite öğrencileri ve üst sınıf öğrencilerinin evlerinden uzakta hayatlarını sürdürmelerini okuyoruz. İyi ve güzel giden birkaç bölümden sonra işlerin fantastik-bilim kurgu yönü ortaya çıkıyor.

19 Kas 2017

Kitap Yorumu Tiffany'de Kahvaltı - Truman Capote

İtiraf ediyorum; beklediğim gibi değildi. Tabii ne bekliyordun diye sorarsanız, cevap veremeyebilirim. 120 sayfalık bir kitap olduğundan dolayı kurguyu anlatma girişiminde bulunmak istemiyorum. Ancak özetle, Holly Golightly'nin hovarda geçen hayatını okuyoruz, diye biliriz.

17 Kas 2017

Kitap Yorumu: Şans Kurabiyem - Sinem Çelebioğlu

Hayata tutunmak için harekete geçmek, sevdiğin işlere yönelmek ve en önemlisi ne olursa olsun yanında olan insanların kıymetini bilmenin bize yeteceğini gösteren, güzel bir ilk roman.

Şans Kurabiyem farklı bir okuma deneyimi sunuyor bizlere. Karakterimiz roman yazmaya başlıyor. Bizde hem onu, hem de onun yazdıklarını okuyoruz. Özetle, iki kitap okuyoruz; roman ve roman içinde roman. İş böyle olunca iki romanı da ayrı ayrı ele almak gerekiyor. Aslında ben roman kısmını daha çok sevdim. Daha oturaklı ve daha iyi tasvir edilmişti. Böyle düşünmemin sebebi belki de karakterin duygularının bana daha rahat geçmiş olmasından. Roman içinde roman ise, daha eğlenceli yazılmış. Yer yer güldürdüğünü itiraf etmeliyim ancak roman kadar tat vermedi.

14 Eki 2017

Kitap Yorumu: Çimen Yaprakları - Walt Whitman

Her zaman gördüğümüz, ancak gözümüzü kaçırdığımız veya başımızı çevirdiğimiz durumları Walt Whitman gözümüzün içine sokuyor tabii şiirleri ile.

Şiir okumayan ben, nasıl oldu da Whitman okumak için harekete geçti. Galiba piyasa da aşk temalı şiirlerin arasında, başka konular işleyen bir şair bulamam diyordum. Ancak okuduğum kitaplarda adını art arda görünce, satın alma işine koyuldum. Araştırma yaptığımda da bu adam başka konuları işliyor dedim. Sevindim, belki bir çocuk gibi.

8 Eki 2017

Kitap Yorumu: Ölü Ozanlar Derneği - N. H. Kleinbaun

Hep duyduğumuz ama bir türlü okumaya veya izlemeye fırsat bulamadığımız kitaplar, filmler oluyor. Ölü Ozanlar Derneği filmiyle, kitabıyla bu konuda başı çeken yapımlardan biri benim için. Ancak bunun en temel sebebi filmin oyuncu kadrosunda Robin Williams'ın olması. Kitabını okumadan, filmini izlemem düşüncesiyle satın aldım kitabı. Çok bekletmeden de okumaya başladım.

Sevdim mi? Sonu dışında evet.

10 Mar 2017

Kitap Yorumu: Korkunç Yıllar - Cengiz Dağcı


Elimdeki eski baskısı ile tadından yenmez bir kitap oldu benim için Korkunç Yıllar. Hem kendi geçmişimi öğrenmemin getirdiği merak hem de okumaya olan ilgimden kaynaklı olarak gözlerim hep Cengiz Dağcı’nın kitaplarında olurdu. Sonunda Korkunç Yıllar elime ulaştı ve diğer kitapların arasından sıyrılarak okutmaya başladı kendini.

Şu an kitabı Ötüken Yayınları basıyor ve o baskı da anlattıklarım var mı, bilgim yok. Elimdeki baskıda  Yaşar Nabi’nin önsözünde kitabın basım serüveni hakkında birkaç  cümle yazılmış ve Cengiz Dağcı’nın bir sözüne yer verilmiş; ‘’ Elhamdülillah Türküm, Müslümanım ve bu notlarımda yazdığımın hepsinin de hakikat olduğuna yemin ederim. ’’  Yazar elinden geldiğince eseri Türkiye Türkçesi ile yazmış ancak yine de aksaklıkların olduğunu belirtiyor Yaşar Nabi. Devamında Kırım’ın durumunu medyada görse de işin acı ve gerçek tarafını bu kitapla öğrendiğini söylüyor ve kitabı öne çıkaran unsur olarak da – alıntı olarak aktarmakta yarar görüyorum. –  ‘’Ardında kendi insanlarını, kendi yurdunu düşman çizmeleri altında bırakmış bir Türkün duygularını aksettirmesi. ‘’ olduğunu belirtiyor.

11 Oca 2017

Kitap Yorumu: Bülbülü Öldürmek - Harper Lee

'' Çoğunluğa bağlı olmayan tek şey insanın vicdanıdır. ''

Harper Lee'nin uzun yıllar tek kitabı olan Bülbülü Öldürmek, birçok filmde, birçok kitapta ismini duyurmakta. Yanlış hatırlamıyorsam, Muhteşem Yaratıklar serisinde oldukça fazla adı geçiyordu ki okuma isteğimi oldukça arttırmıştı. Aslında kitapların ne kadar etkileyici olabileceğinin güzel bir örneği. Çünkü işlediği konu, o kadar evrensel bir noktadaki -bu malasef düzelecek gibi değil- her kültürden okuyacak olan kişiler kendilerinden bir parça bulacaktır.

Ana konunun kitabın yarısından sonra başlaması, daha doğrusu iplerin bizim için çözülmeye başlaması, oldukça şaşırtıcıydı. Aralarda verilen küçük ip uçları dışında net bir bilgi yoktu. İplerin çözülmeye başlamasına kadar sadece küçük bir kızın gözünden kasaba halkını anlatması olarak gözükse de; yazarın üstün karakter oluşturma ve aktarma özelliğinden dolayı, insanların belli başlı olaylara nasıl tepkiler verebileceğini bize somut bir şekilde aktarıyor.

Peki Neyi Anlatıyor?

3 Haz 2016

Kitap Yorumu: Kırılmayan - Kami Garcia

Kırılmayan 2013 yılında çıkan fantastik bir genç yetişkin kitabı. Korku ögelerinin çok sık kullanıldığı kitap, bir kızın hayatının fantastik bir şekilde değişmesini konu alıyor.

Yazarın ismi tanıdık geldi mi? Kendisi Muhteşem Yaratıklar serisinin yazarlarından biri. Kırılmayan ise yazarın tek başına yazdığı ilk kitap olma özelliği taşıyor. Epsilon Yayınları'ndan çıkan ve 287 sayfadan oluşan kitabı eksikleri ve artılarıyla ele alalım.

Aslında artık klişe olarak gördüğümüz ve bana farklı kitapları anımsatan klasik bir başlangıcı var. Birileri ölür ve kızın hayatına başkaları dahil olur; meğer kız... Burayı farklı şekillerde doldurabiliriz ve birçok kitabın başlangıcını yazmış oluruz. 

Kennedy Waters karakterimiz. Kendisi fotoğrafik bir hafızaya sahip, yani gördüğünü unutmuyor. Hayatına dört kişinin dahil olmasıyla aile geçmişine odaklanıyor; annesinin kim olduğunu, kendisinin kim olduğunu ve bu gençlerin neler yaptığını öğreniyor. Eğlenceli miydi? Bazen. Kitabın kurgusu derin, yani eğer bu kitap uzun bir seri olsaydı kurgudan dolayı kolay kolay tükenmeye bilirdi. Ama kurgunun belli noktaları Ölümcül Oyuncaklar serisinin anımsattı. Aile geçmişleri, iblislerle savaşlar, yetenekler, hatta ve hatta karakterler. Eğer bu iki serinin özellikleri için ortak küme oluşturulursa, oldukça fazla elemana sahip olunur. Muhteşem Yaratıklar ile Kırılmayan kıyaslanınca da oldukça fazla ortak özellikle karşılaşılıyor. 

27 Nis 2016

Kitap Yorumu: Gorlan Harabeleri - John Flanagan


12 kitaplık uzun bir seri olan Gölgelerin Efendisi serisi Yüzüklerin Efendisi'nin küçültülmüş versiyonu gibi. Bunu kötü anlamda söylemiyorum ancak nedense kafamda Yüzüklerin Efendisi'nin film sahneleri dolaştı. Gorlan Harabeleri serinin ilk kitabı. İlk bölümlerde öksüz büyüyen Will'in  meslek seçimi için önemli kararlar alması gerektiğini  okuyoruz. Heyecanın pek olmadığı ama yaratılan dünya hakkında güzel, eğlenceli bilgiler öğrendiğimiz bu bölümler genel olarak Will'e odaklansa da, ara ara anlatılan Horace'nin bölümleri de kitaba ayrı bir boyut katmış.

Meslek seçiminin ardından gelen eğitim süreci de en az ilk bölümler kadar zevkliydi. Tabii burada bazı yavan karakterleri görmek beni üzdü. Oraya sadece olması için konulan at bakıcısının yetersiz kalışını sezdim. Meslek seçiminde sevdiğim nokta çocukların ilgi ve yeteneklerine göre seçimlere yöneltilmesi, keşke bu gerçek dünyada da böyle olsa.

25 Nis 2016

Kitap Yorumu: Her Gün - David Levithan

Farklı bedenlere hapsolmuş bir gencin dramatik hikayesi.
En baştan belirtmeliyim ki karakterimizin adı A. Kendine ait bir bedeni olmayan bir genç. Her gün farklı birinin bedeninde uyanıyor ve gün boyunca o kişi oluyor. Hayatı boyunca böyleydi. Ne zaman, nasıl başladı, hiçbir fikri yok. Kendi kurallarını koymuş ve bir günlüğüne ödünç aldığı bedenin hayatına saygı duyarak yaşamayı prensip haline getirmiş. Ancak işler tek bir sefer için değişiyor ve kurallar bir kız için görmezden geliniyor.

Bu okuduğum ikinci beden değişikliği ile kurgulanmış kitap. Bu yüzden kurgu olarak çok fazla etkilenmedim.  Ancak dramatik olması oldukça etkileyiciydi. A'nın aidiyet duygusundaki açlık hemen hemen kitabın tamamında hissedebildim. Beden değiştirme olayından dolayı çok fazla karakterin vücuduna sahip oluyoruz ve onları tanıyoruz. Çok farklı tiplemeler yaratmış yazar. Bazıları benim için gerçektiler ama bazıları sadece toplumsal mesaj vermek için yazıldığı hissinden beni uzaklaştıramadı. Girdiği bedenlerin hikayelerini, yaşam biçimlerini, çektikleri sorunları ele alan  yazar empati yapabildiğini gösteriyor. 

23 Nis 2016

Kitap Yorumu: Küçük Prens - Antoine De Saint-Exupéry

'' Büyükler çok tuhaf insanlardır. ''
Küçük Prens küçüklerden daha çok büyüklere yönelik bir kitap. İçinde harika cümlelerin olduğu ve arkadaş arayan birinin masumca düşüncelerini okuduğumuz kitap oldukça hüzünlü. 

Birçok kişi gibi bende bu kitabı çok fazla beklettiğimi düşünüyorum. Gerçekten güzel bir kitap. İlk sayfalar okurken çok fazla dağınık geliyor ancak son sayfalarda öyle bir topluyor ki yazar, anlamadığınız yerler için pişmanlık duyuyorsunuz.
'' Ama gözler gerçeği göremez ki. Yüreğiyle aramalı insan. ''

2 Oca 2015

Kitap Yorumu: Çavdar Tarlasında Çocuklar - J. D. Salinger

Çavdar Tarlasında Çocuklar yayınlandığı zamanda yasaklandığına şaşırmayacağımız bir kitap.

17 yaşındaki Holden Caulfield sigara içiyor, ailesinden habersiz işler yapıyor, okullardan atılıyor, İncil'deki havarilere inanmıyor, hayat kadınları ile iletişim kuruyor, içki içiyor, aykırılık ve farklılığı seviyor. Böyle bir ana karakterimiz var. Okuduğum kaynaklarda kitap 1960 yılların ABD'de yasaklanmış. Dönem düşünüldüğünde karakterimizin düşünce yapısının oldukça aykırı kalıyor. Şu an böyle bir yasak yok. Eğer olsaydı aptallık olarak nitelendirmek zorunda kalırdım. Evet, kabul ediyorum kesinlikle aykırı biri Holden. Ama bunun olması için belli nedenler var. Holden çevresindeki insanları yapmacık buluyor. İki yüzlü olduklarını ve davranışlarının saygısızca olduğunu söylüyor. Haklı da. Düşündüğümüzde insanların diğer insanlara karşı tutumları hiç ama hiç hoş değil. 17 yaşında birinin bundan rahatsız olması ve insanlar için endişelenmesi son derece etkileyici.   

29 Ara 2014

Kitap Yorumu: Fotoğraflar - Barış Çağrı Genç

İyi olduğunu bilerek aldığım Fotoğraflar, beni yanıltmadı. İsmiyle bile bende merak uyandıran, kapak tasarımı ile merakımı artıran kitap inceliğine rağmen okurken bizlerde harika bir tat bırakıyor.

Amerika Birleşik Devleti'nin Irak topraklarına girdiği zamanda, ABD askerlerini yaşadıklarını ele almış yazar. Askerlerin kendi içindeki çatışmaları, fotoğrafçıların anı yakalamaları ancak bunu yaparken yanlış olanları düzeltme düşünceleri... Kitap savaşı anlatıyor desek sizler için en doğru tanım olacak. 

18 Eki 2014

Kitap Yorumu: The 100 - Kass Morgan

Nükleer felaketten sonra insanoğlu uzayda yaşamaya başlamış. Ancak uzaydaki zorlu yaşam, konsey tarafından uygulanan katı kanunlar ile insanı sıfır hataya yönlendirmekteydi. Basit hatalar sizleri hapse veya ölüme götürebilirdi. Eğer on sekiz yaşından büyükseniz ölür, eğer reşit değilseniz on sekiz olana kadar hapis cezası ile karşılaşıyorsunuz.

300 yıl boyunca devam eden hayat mücadelesinin sonunda artık kaynaklar ve gemi tükenme noktasına geldi. Konsey, hapisteki gençlere ikinci bir şans tanıdı. Bir görev. Dünya’ya gönderilecek ve yaşamaya elverişli bir yer olup olmadığını deneyeceklerdi. Bunun için hapisten 100 genç seçildi. Gençler Dünya’ya 300 yıl boyunca giden ilk kişiler olacaklardı. Bilinmezlikle dolu olan bu Dünya’da, yaşamak için en çok birbirlerine ihtiyaçları var. Peki bunun farkına varabilecekler mi?

28 Eyl 2014

Kitap Yorumu: Yerkara - Brodi Ashton

Bir anlaşmanın esiri olan Nikki'nin aşk, aile sevgisi, özlem duyguları ile mücadelesini okuyoruz. 

Altı ay önce ortadan kaybolan Nikki, eski hayatına geri dönüyor. Altı ay boyunca Yerkara adı verilen bir diyarda yaşamıştı. Diyarda zaman farklı işliyor farklı şekilde yaşanıyordu. Eski yaşamına geri dönüp, hatalarını telefi edip, en azından sevdiklerinin hayatlarını biraz daha kolaylaştırmak için uğraşan Nikki için geri dönüş çok daha zorlu oluyor.

9 Ağu 2014

Kitap Yorumu: Karanlığın Kızı - Kelly Keaton

Yalnızlık duygusu ile yaşayan ve aitlik isteyen bir kız Ari. Farklı dış görünüşü dikkat çekiyor. Üvey ailesinin yanından ayrılıp nereden geldiğini, nereye ait olduğunu öğrenmek için yola çıkıyor. Yolculuk sırasında annesinden bir mektup alıyor. Annesi kaçmasını istiyor. Ama Ari kaçamıyor. Aksine kaçması gereken yere doğru sürükleniyor.

Yeni bir şehir. Eski binaların arasında yeniden kurulan New 2, 9 aile tarafından yönetiliyor. Kendi içine kapalı ve farklı insanları barındıran bir şehir burası. Ari burada ne olduğunu bulmak için çok uğraşacak. 

22 Tem 2014

Kitap Yorumu: Aynı Yıldızın Altında - John Green

Ana karakterimiz Hazel Grace’in ölüm hakkında birkaç dramatik sözle kitap başlıyor. Hazel, bir kanser hastası. Hayatını çoğunluk evde geçiren, az konuşan ve sürekli kitap okuyan, içine kapalı bir kız. Dışarı çıktığı günlerde de ya hastaneye ya da kilisenin altındaki Destek Grubuna gider.